Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk
Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
2018 yılında İş Mahkemeleri Kanunu’nda yapılan düzenleme ile iş davalarında dava şartı arabuluculuk uygulamasına geçilmiş, sonra 2019 yılında “Ticari Uyuşmazlıklarda” da dava şartı arabuluculuk düzenlemesi getirilmiştir.
6102 sayılı kanunun 5/A maddesine göre, ticari uyuşmazlıklar bakımından dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk uygulaması kapsamında hangi ticari işlerin ticari davalara konu olabileceği, ticari davalar ve ticari niteliğe sahip çekişmesiz yargı işlerinin hangi mahkemeler önünde görülmesi gerektiği ve ispat usulleri düzenlenmiştir. Kanunun 3. maddesi herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmekte olan eylem ve işlemleri ticari iş olarak tanımlamış, 4/1-a maddesine göre ise bu ticari işler ticari dava sayılmıştır.
Dava şartı arabuluculuğa konu ticari uyuşmazlıkların, taraflarının üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş ya da işlemlere ilişkin ticari davalar ile belli bir miktar para ödemesini içeren alacak ya da tazminat istemine dair olması gerekir. Bunların dışındaki uyuşmazlıklar için doğrudan dava açılması veya ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurulması mümkündür. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (HUAK m. 18A/15).
Arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta daha uzatılabilir. Uyuşmazlığın tarafları arabuluculuk sonucu anlaşmaya varmış ise arabulucuya ödenecek ücret, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmına göre belirlenmekte ve genellikle uyuşmazlığın taraflarınca eşit şekilde karşılanmaktadır. Anlaşma sağlanamaması durumunda ise arabulucunun ücreti söz konusu tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak ve daha sonra yargılamaya başvurulduğunda, yargılama sonundaki giderlere eklenecektir.
Dava şartı arabuluculuk sonucunda tarafların anlaşması üzerine, kanunun 18. maddesine göre bir belge hazırlanmalı, anlaşma şartları açık ve anlaşılır bir şekilde belirtilmeli, arabulucu ve taraflarca bu belge imzalanmalıdır. Uyuşmazlığın taraflarının yanı sıra tarafların avukatlarınca da imzalanan bu anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılmaktadır. Taraflar bu belgeyi mahkeme ilamı gibi icraya koyabilecektir. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşma sağlanırsa artık üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.
Taraflar anlaşamazlarsa aynı kanunun 18/A maddesine göre davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmadığında mahkeme davacıya, bir haftalık kesin süre verir ve son tutanağın mahkemeye sunulmasını, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğini ihtaren bildirir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise mahkemece dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Dava şartı olduğu hâlde arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı mahkeme tarafından tespit edilir ise dava şartı yokluğundan bu davanın usulden reddine karar verilir.